Forum Özel YILDIZ

Hoşgeldiniz, Misafir.
Son Ziyaretiniz: Perş. Ocak 01, 1970
Toplam Mesajınız: 0


 

AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

 

İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
_BuShRa_
Deneyimli Üye
Deneyimli  Üye


Kadın
Yaş: 16 Kayıt tarihi: 10/10/08 Mesaj Sayısı: 306 Nerden: OkUlDaN....

MesajKonu: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Paz Kas. 23, 2008 6:53 pm

SARKI SÖYLEMEYI SÜRDÜR (Inanilmaz ama gerçek bir hikaye)

Her iyi anne gibi Karen de bir bebegin yolda oldugunu ögrenince, üç yasindaki oglu Michael'i yeni bir kardes için hazirlamaya baslamisti Bebegin kiz olacagi anlasildi ve Michael annesinin karnindaki kiz kardesine her gün, her aksam sarki söylemeye basladi Onunla tanismadan önce aralarinda bir sevgi bagi olusmaya baslamisti Hamilelik normal bir sekilde gelisiyordu Karen de Tenesse'de Morristown Panther Creek United Methodist Kilisesi'nde aktif bir üye olarak çalismalarini da sürdürüyordu
Vakti gelince, dogum sancilari basladi Sonra her bes dakikada bir, üç dakikada bir ve her dakika Fakat dogum aninda ciddi bazi sorunlar ortaya çikti ve Karen'in sancilari saatler sürdügü halde bebek dogmadi
Bir sezeryan mi gerekecekti? Nihayet çok zor çabalar sonucu Michael'in kiz kardesi dünyaya geldi Ama çok ciddi bir sorun var gibiydi Gece yarisi çalan ambulans sirenleri arasinda Tenesse Knoxville'deki St Mary Hastanesi Çocuk servisinin yogun bakim ünitesine kaldirildi
Günler geçtikçe küçük kiz kötülesiyordu Çocuk doktoru çok üzgün bir sekilde "Çok az bir ümit var En kötü son için hazirlikli olmalisiniz" dedi
Karen ve esi cenaze töreni için mezarlik yetkilileriyle konustular Evlerinde bebekleri için harika bir oda hairlamislardi Oysa simdi cenaze için tören hazirliyorlardi Michael, öte yandan anne ve babasina kiz kardesini görebilmek için yalvarip duruyordu "Ona sarki söylemek istiyorum" diyordu Yogun bakimdaki iki hafta sanki cenaze töreninin bir hafta sonra olacagini isaret ediyor gibiydi Michael sarki söylemek konusunda israr ediyordu Ama yogun bakim ünitesine çocuklarin girmesi kesinlikle yasakti Ancak Karen kararini verdi Onu oraya soracakti Izin verseler de vermeseler de Eger kiz kardesini o zaman göremezse bir daha asla göremeyebilirdi Ona, kendisine oldukça büyük gelen bir ziyaretçi giysisi giydirdi ve yogun
bakim ünitesine soktu Sanki yürüyen bir kirli çamasir torbasiydi Ama bas hemsire onun
bir çocuk oldugunu anladi ve:
"O çocugu buradan çikarin Çocuklarin girmesi yasak" diye uyardi Genelde uysal bir kadin olan Karen'in içindeki anne birden güçlü bir sekilde baskaldirdi ve bas hemsirenin yüzüne çelik gibi bakislarla bakarak:
"Kiz kardesine sarki söylemedikçe buradan gitmeyecek"dedi Michael'i kiz kardesinin yatagina götürdü Savasi kaybetmek üzere olan küçük kiza bakti Bir süre sonra sarki söylemeye basladi, saf temiz kalpli 3 yasindaki çocugun piril piril sesiyle "You are my sunshine, my only
sunshine, you make me happy when skies are grey" (Sen benim gün isigimsin, tek gün isigim, gökyüzü griyken beni mutlu edersin)
Aniden küçük kiz tepki verdi Kalp atislari sakinlesti ve düzenli olmaya basladi "Sarkiyi sürdür" dedi Karen gözleri yas dolu "You never know, dear how much I love you Please don't take my sunshine away!" (Seni ne çok sevdigimi asla bilmeyeceksin, sevgilim Lütfen gün isigini benden alma)
Micheal, sarki'yi sürdürdükçe, bebegin sorunlu, kesik kesik olan solunumu küçük bir kedicigin nefes alis verisi gibi düzenli bir hale girmeye basladi
"Sarki söylemeye devam et bebegim"
"The other night, dear, as I lay sleeping, I dreamed I held you in my arms"
(Geçen gece uyurken, rüyamda seni kollarimda tuttugumu gördüm sevgilim)
Michael'in küçük kardesi sakinlesmeye devam etti Ama bu bir iyilesme de gösteren bir sakinlesmeydi
"Devam et Michael" Simdi o diktatör tavirli bas hemsirenin bile yüzü yaslarla islanmisti Karen de coskuyla sarkiya katildi
"You are my sunshine, my only sunshine Please don't take my sunshine away"

Ertesi gün, hemen ertesi gün küçük kiz eve gidebilecek kadar iyilesmisti

Women's Day isimli dergi bu olaya "Abinin sarkisinin mucizesi"adini verdi

Bilim adamlari ise ona sadece "mucize" dediler Karen ise "Tanri sevgisinin mucizesi" dedi
Sevdiginiz insanlar için ümidinizi asla yitirmeyin Sevgi inanilmayacak kadar güçlüdür




HAMİLE SANILAN KIZ
14-15 yaşlarındaki bi kızda durup dururken
hamilelik belirtileri başlamış:
Karnı hafiften şişkinleşmiş, kusma nöbetleri
geliyomuş, sabahları yataktan çok zor kalkıyomuş...
Fakat kız annesine ısrarla böyle bi şeyin mümkün
olamayacağını iddia ediyomuş.
Fakat zaman geçtikçe hem karnı büyümeye devam
etmiş, hem de diğer belirtilerde değişiklik olmamış. Annesi, "Bu yaşta...
Allahım, allahım, kepazelik bu" dese de kız hala hamile
olmadığını söylüyomuş. Sonunda anne
küçük bi kasabada yaşıyor olmalarına rağmen çıkacak söylentileri
göze alarak kızını hastaneye götürmüş. Ancak çekilen ultrasondan sonra
kızın inkarlarında samimi olduğu anlaşılmış. Çünkü karnında son derece
büyük boyutlara ulaşmış bi tümör tesbit edilince
şişkinliğin ve diğer belirtilerin asıl sebebi ortaya çıkmış.
Vakit kaybetmeden, apar topar ameliyata alınmış taabi. Doktorlar
rutin kabul edilen bu operasyon sırasında karnı açmışlar ve işte o an
gördükleri manzara karşısında şok olmuşlar. Meğerse tümör
sandıkları şey kocaman bi ahtapotmuş.
Üstelik kıpır kıpırmış da hayvan, yani canlıymış.
Olayın aslı sonradan anlaşılmış. Kız üç-dört ay önce ailesiyle
birlikte okyanus kenarındaki bi kasabada tatil yapmış.
Ahtapot yumurtaları da mikroskobik boyutlarda olurmuş ve bunlardan
doğal olarak okyanus sularında
milyarlarca varmış. Kız muhtemelen yüzerken yuttuğu sularla beraber
bu yumurtalardan da indirmiş mideye. İşte
bunlardan biri de, milyonda bir görülecek biçimde de olsa, kızın vücudunun
içinde yaşamayı, hatta büyüyüp gelişmeyi başarmış






Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük? F? (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.

Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.

Mustafa nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli?

İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor.?

Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.

Mustafa nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

"Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok
fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.

Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.

Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri
getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa nın hediyesini alıncaya
kadar bu böyle devam etti.


Mustafa nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı
ile beceriksizce sarılmıştı.

Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.

Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.

Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden
sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları
eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik
ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta
ki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini
söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi.

Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu,
ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.

Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında
üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.

Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını,
sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile
mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha nın tüm
yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl
daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan
sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala
karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi
ismi biraz daha uzundu.

Mektup söyle imzalanmıştı,

Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)


Öykü burada bitmiyor.

Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.

Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının
birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan
Mediha nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.

Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu?

Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü.

Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına şöyle fısıldadı,

"Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim.

Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim"

Bayan Mediha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi,

Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana
öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum".

Birinin Hayatında Bir Fark Oluşturmaya Çalışın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_EceM_
Üye
Üye


Kadın
Yaş: 20 Kayıt tarihi: 12/10/08 Mesaj Sayısı: 186 Nerden:

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Cuma Kas. 28, 2008 6:04 pm

aaaa ne kadar ilginç ya teşekkürler büşüş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_BuShRa_
Deneyimli Üye
Deneyimli  Üye


Kadın
Yaş: 16 Kayıt tarihi: 10/10/08 Mesaj Sayısı: 306 Nerden: OkUlDaN....

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Cuma Kas. 28, 2008 6:37 pm

önemli değil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_EceM_
Üye
Üye


Kadın
Yaş: 20 Kayıt tarihi: 12/10/08 Mesaj Sayısı: 186 Nerden:

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Perş. Ara. 11, 2008 10:32 pm

bunu bana annem de anlatmıştı teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sametresul
Üye
Üye


Erkek
Yaş: 15 Kayıt tarihi: 09/10/08 Mesaj Sayısı: 97 Nerden:

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Paz Ara. 14, 2008 12:02 am

"100 yıldızlı otel" açıldı
Birleşik Arap Emirlikleri'nde, Dubai'nin ünlü yapay adası Palm Jumeirah'da inşa edilen Atlantis Otel ve Tatil Köyü hizmete girdi.

"100 yıldızlı otel" olarak nitelendirilen tesis lüks ve konforun tanımını değiştiriyor.




27.09.2008

HABER MERKEZİ - Lüks otelleriyle ünlü Dubai'nin yapay adası Palm Jumeyrah'ta inşa edilen Atlantis Otel hizmete girdi.

Dünyanın en lüks oteli olarak nitelendirilen tesis görenleri büyülüyor.

Maliyeti 1 buçuk milyar doları bulan ultra-lüks otel Burj El Arab'ın tahtını kapacak gibi.

Çevrecilerin büyük tepkisine yol açan otelde lüks ve konfor yeniden tanımlanıyor.

Oteldeki odalar akvaryum manzaralı.

Atlantis'in yapımında kullanılan malzemelerin hemen hepsi özel üretim.

Diğer Dubai otellerindeki gibi Atlantis'te de altın malzemeler ağırlıkta.

Otelde yer alan dev akvaryumda tam 65 bin çeşit balık barınıyor.

Otelin en üst katındaki suitlerin gecelik fiyatı ise 13 bin eurodan (yaklaşık 25 bin YTL) başlıyor.

Dubaili turizmciler, inşa edilen otelle birlikte ünü daha da artan adanın turistlerin ilgi odağı olacağını ifade ediyor.

Uzmanlara göre 1539 odalı görkemli otele Avrupa'dan, Rusya'dan ve Asya'dan zengin turist akını olacak.

Atlantis yetkilileri, otele tatile gelenlerin binlerce euroyu boşuna harcamayacağını, Atlantis'te hayatları boyunca unutamatyacakları bir tatil geçireceklerini söyledi.

Petrol gelirlerini inşaata yatıran Dubai'de yeni oteller ve gökdelenler yolda.

Okyanus temalı Atlantis 1539 odası, 17 hektarlık kısmi su parkı, deniz ve diğer eğlence bölümleri olmak üzere toplam 46 hektar alana yayılıyor.

Dünyanın en büyük açık hava deniz canlıları yaşam alanına sahip olan Atlantis The Palm Tatil Köyü'ndeki lagünlerde 65 bin deniz canlısı yaşıyor.

Lüksün sınırlarını zorlayan ve bu yüzden "100 yıldızlı otel" diye de adlandırılan otelin denizaltı akvaryum manzaralı odalarında bir gece kalmanın bedeli 24 bin dolar.

Yine de bu rakam birçok meraklı için devede kulak sayılıyor.

Dubai'de lüksün ve hayalgücünün sınırlarını zorlayan yeni bir otel daha hizmete girdi.

Gecesi yaklaşık 30 bin YTL olan ve dubainin ünlü palmiye adası üzerinde yer alan otelde Güney Pasifiğin eşsiz denizaltı manzarası eşliğinde uyumak, banyonuzu 65 değişik balık türü ve yunuslar arasında almak mümkün.

Oteli inşa eden Kerzner International yetkilisi, 1,5 milyar dolarlıklık böyle bir projenin herhangi bir yere inşa edilemeyeceğini söylüyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_BuShRa_
Deneyimli Üye
Deneyimli  Üye


Kadın
Yaş: 16 Kayıt tarihi: 10/10/08 Mesaj Sayısı: 306 Nerden: OkUlDaN....

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Salı Ara. 30, 2008 5:52 pm

teşekkürler resul
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_BuShRa_
Deneyimli Üye
Deneyimli  Üye


Kadın
Yaş: 16 Kayıt tarihi: 10/10/08 Mesaj Sayısı: 306 Nerden: OkUlDaN....

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Çarş. Ocak 07, 2009 8:20 pm

Çanakkale Gelibolu'da askerlik yapan bir kişinin anlattığı inanılmaz olayın hikayesi şu:
Askerlerden biri gece 2-4 nöbetine çıkıyor. Nöbet sırasında yaşlı,bembeyaz elbiseli bir teyze askere yaklaşır ve oğlum sen git temizlen ben senin yerine nöbet tutarım zamana kadar diyor ve silahı alıp askerin yerinde duruyor.Uykusuzluk ve yorgunluğun da etkisiyle önce birşey farketmeyen asker koğuşa geldiğinde birden aklına geliyor o yaşlı teyze buraya nasıl geldi nerden geldi gibi...Sonra bu olayı yanındaki koğuş arkadaşına da anlattıktan sonra yıkanmak için banyoya gidiyor.Bu sırada askerin nöbetinde olup olmadığını kontrol etmek için bölük komutanı kontrole gidiyor,ama askeri yerinde göremiyor,daha da yaklaşınca silahın yerden yüksekte tutulur bir vaziyette görüyor başka birşey görmüyor,silahı almaya çalışıyor,yapamıyor,gücü etmiyor birkaç denemeden sonra silahını çıkarıyor ve tüfeğe doğru 2 el ateş ediyor,tüfek yere düşüyor.Sonra sinirle o askerin bulunmasını istiyor koğuşta bulunamayan asker kısa bir süre sonra banyoda karnına 2 kurşun yarası olarak ölü bulunuyor.
(Tamamen gerçek ve uzun süre konuşulan bir hikaye)



İNTERNETTE AŞIK OLDULAR, İLK BULUŞMALARINDA BİRDE BAKTILAR Kİ KARŞILARINDA ESKİ KARISI, ESKİ KOCASI

Ürdün'de, internette sohbet ederek birbirlerine aşık olan bir kadın ve bir erkek, ilk buluşmalarında, ''ruh ikizleri'' olarak gördükleri kişinin ayrıldıkları eşleri olduğunu görünce şaşkına döndü.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmış olan ve takma isimlerle siber dünyada kendine eş arayan kadın ve erkek, ilk buluşmalarında karşılarında birbirlerini görünce hayal kırıklığına uğradı. İnternet dünyasının ''sanal'' bir aşkı daha böylece başlamadan bitmiş oldu.



Romollo Ribaldo issizdi. 42 yaşındaki bu İtalyan,
tabanca ile intihara hazırlandı. Eşi engellemek için dil döktü. Sonunda
Romollo intihardan
vazgeçip silahı yere fırlattı. Ateş alan
tabancadan çıkan mermi eşine
isabet edip öldürdü.



tom orta yaşlı bir avukatdır..
ve ruyalarıı ile başı dertte dir.artık tomun ruyalarıı cevresii ve iş arkadaşlarıı tarfından alaya alınmaya başlanır.genelde efsanevii ruyalr korkunc ruyalar görur tom bir gece arkadaşlarının alayıı yine onu ruyalarında yakalar arkadaşlarıyla karanlık siyah taşlar kayalar uzerinde bir dağın basındadır tom her taraf sis kaplıdır..ama sanki normal bi ortam mıs gibi gulen arkdaşlarına içinin bi köşesindekii korkuyu slip eşlik eder arkadaşlarıı en son kim öluyoduu tom kim ucmustu hangii şehir yok oldu die alay etmeye başlarlar..tomda artık bu ruyalarımdan sıkıldım der ve demesiyle birlikte kısa boyluu genç biri kayalıklara tırmanarak yukarıı cıkar. herkes korkuya kapılır tomda korkmaktadır.kadın toma dönerek bu insanlardan en buyuk farkın ruyaların der onlarıı dinle der ve gider...
ertesii sabah tom çok etkilendii bu olayıı arkadaşlarına anlatır.arkadaşlarıı yine herzamanki gibi dalga geçerler ama tom bu sefer etkilenmiştir..ertesii gece yattıında evini bodrumunda göruru kendini elinde bir temizlik bezii ile yangın söndurme tupunun tozuunu almaktadır.. birden karısının cığlığı ile beraber uyanır.perdeler tutusmustur..ve balkoondakii tupeleri sarmaya başlamıstır karısı evden çıkarken tom bodrumdaki tupu hatırlayıp gider alır ve yangının etkisiz hale getirir. tom bu olay karsınısında şaşkına döner..
ertesii gun yattığında 2 yolcuu ucağının dustunu görur..ertesii sabah televizyon haberlerinde ucakların dustuunu görur..tom kaldıramıcağı olaylarla karsı karsıyadır helede diğer ruyalarında gördukten birgun sonra gerçekleşen banka soygunu ve bir ailenin katlıamıı haberlerinden sonra..
tom 2 gece sonra bir bakan suiksat girişimini görur..ve sabah merkezii arayarak suikast girişimini ruyadaki eşgalini anlatır.kale almazlar.telefon gorusmesine şahit olan bir kişi olay yerindedir kale almadıığı adamın anlatıı şekilde bir eşgal göruru kıskıvrak yakalanan adamın uzerinden bombalar çıkar..





8 yaşındaki sera londranın en gelişmis semtlerinden birinde oturmaktadır. surekli olarak ruyasına parçalanmıs cesetler görumektedir kolu kafasıı ayağı kopmus gerçeğe uygun cesetler.psikolojik tedavi almaya başlar artık tam kurutlmus normal bir insan olmusken bi rgun bir insanla karsılasır ust duzey yönetici seviyesindeki bu insanın evine eğlence amaçlı (sera ve arkadaşlarıı) gider.konu enteresen olaylara gelir serada şimdii kendisine aptalca gelen şeyelii parçalanmıs cesetlerii anlatmaya başlar.kadın ise dönup buna sureklii yanmıs cesetler gören bi arkadaşının yanarak öldunu anlatır..ve sera eski kabus dolu gunlerine etkilendii bu konusma ile geri döner..artık tekrar başladııı psikolojik yardımlarda sonuc vermemektediir parcalanmak dusuncesii onu deli rtme seviyesine getirir.artık yaşam ona ağır gelmektediir.londranın yuksek bi gökdelenine çıkar ve kendini boşluğa bırakır ruzgarın etkisiyle seranın cesedii aşşa inene kadar parçalanır ve parçalar halinde gökdelenden yere vurur..seranın vucudunun parçalarıı incelemeye alınır.ve aşırı surtunmeden olabileceğğii öne surulur.ama parçalar okadar ykseken dusmesine rağmen hiç birinin bir yerinde tek bir kırık yoktur..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_EceM_
Üye
Üye


Kadın
Yaş: 20 Kayıt tarihi: 12/10/08 Mesaj Sayısı: 186 Nerden:

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Çarş. Ocak 07, 2009 10:19 pm

çok güzel büşüş teşk Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_BuShRa_
Deneyimli Üye
Deneyimli  Üye


Kadın
Yaş: 16 Kayıt tarihi: 10/10/08 Mesaj Sayısı: 306 Nerden: OkUlDaN....

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Çarş. Ocak 07, 2009 10:47 pm

önemli deil canım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
iea96
Moderatör
Moderatör


Erkek
Yaş: 15 Kayıt tarihi: 10/10/08 Mesaj Sayısı: 161 Nerden:

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   C.tesi Ocak 24, 2009 9:31 am

Hepinize Çok Tşkler Okumaktan Gözlerim Yoruldu Vallaha cyclops
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://iea96.tr.gg
_EceM_
Üye
Üye


Kadın
Yaş: 20 Kayıt tarihi: 12/10/08 Mesaj Sayısı: 186 Nerden:

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   Perş. Ocak 29, 2009 5:51 pm

bende bir kaç paylaşımda bulunmak istiyorum arkadaşlar:)
5 yaşında anne oldu !



Sanal alem, dünyanın en küçük annesi ünvanını taşıyan Perulu Lina'yı tartışıyor..

İsmi Lina Medina... Perulu... 1939 yılındayken henüz 5 yaşındayken doğurarak 'en küçük anne' olarak tarihe geçti. Modern tıp, Perulu doktorların Lina ile ilgili hazırladığı dosyayı 68 yıl sonra yeniden açtı: 5 yaşındaki bir kız doğurabilir mi?.. İşte Dr. Gerardo Lozada'nın 1939'daki kayıtları

* And Dağları eteğinde yaşayan fakir anne, kızını karnında tümör var diye Pisco Hastanesi'ne getirdi.

* Kız 7.5 aylık hamileydi. 14 Mayıs 1939'da 2.7 kilo ağırlığında bir oğlu oldu.

* Doğum yapan küçük kız, bebeği yerine 'bez bebekle' oynadı...

* Bebeğe doktor Gerardo'nun adı verildi.



bir tane daha
Sovyetler'in çöküşünü, Diana'nın ölümünü, 11 Eylül saldırısını, kendi ölüm tarihini bile bildi!
http://www.haberturk.com//2008/09/29/kuturesim/HERRRSEYIIBILDIIDSDS.jpg
--------------------------------------------------------------------------------

Sovyetler'in çöküşünü, Diana'nın ölümü, 11 Eylül'ü bilen kahinin son kehaneti ortaya çıktı.

Faciadan 20 yıl önce "Yüzyılın sonuna doğru, ağustos sıcağında Kursk sular altında kalacak ve dünya felaketi izlerken gözyaşlarını tutamayacak" demişti. O günlerde yaşlı kadının bu sözlerini duyanlar için sözler çok anlamsız gelmişti.

20 yıl sonra, Rus nükleer denizaltısı Kursk, içindeki 118 denizciye mezar olup da, ne kadar haklı olduğu ortaya çıkınca yıllar önce söylediklerini hatırlayanlar şaştı kaldı. İşte o günden sonra yaşlı kadına herkes gerçek bir kahin olarak bakmaya başladı.

Bulgaristan'ın Kozhuh dağlık bölgesinde Rupite köyünde yaşayan Vangelia Gushterova ya da kısaca Vanga'nın kehanetleri, ülkesinin sınırlarını çoktan aşmış durumda. Öyle ki, 1970'te, ABD First Ladyleri'nden Jacqueline Kennedy bile Vanga'yı görmek istemişti. Ancak dönemin komünist iktidarı bu buluşmaya izin vermemişti.

1911'de dünyaya gelen, henüz 12 yaşındayken sele kapılan ve mucizevi bir şekilde hayatta kalmayı başaran ancak o gün her iki gözü de kör olan Vanga, 1996'da hayata veda etti.

11 Eylül saldırılarını yıllar önce açıklayan Vanga "Amerikalı ikiz kardeşlere demir kuşlar saldıracak" demişti.

Prenses Diana'nın beklenmedik ani ölümü ve Sovyetler'in "perestroika" ile başlayan çöküşünü de yıllar öncesinden haber veren Vanga'nın tüm bu kehanetlerine şimdi bir yenisi eklendi.

"Çağımızın kahini" olarak da anılan Vanga'ya göre 2010'da dünyayı çok büyük bir savaş bekliyor.
Asya'da, dört devlet başkanına yapılacak bir saldırının ardından çıkacak olan savaşa "Üçüncü Dünya Savaşı olabilir" diyen yaşlı kadın, başka kehanette bulunmayacağını da açıklamış.

Rusya'da yayınlanan Pravda gazetesinde yer alan haberde, Vanga'nın ayrıca kendi ölüm tarihini bildiği, kendisinden sonra Fransa'da bir kız çocuğunun doğacağını ve 10 yaşına geldiğinde "kehanet" yeteneğinin yavaş yavaş ortaya çıkacağını ve 2009'da tüm dünyanın onun adını duyacağını da söylediği belirtiliyor.

Pomak şivesiyle Bulgarca konuşan, gözleri görmeyen, yaşlı kahin Vanga, kapısını aşındıran gazetecilerle pek fazla görüşmemişti. Ancak bir keresinde "Bir insanla karşı karşıya geldiğimde, hayatı, doğduğu andan itibaren ölüm anına kadar bir film gibi zihnimde canlanıyor. İnsanlar şifa için de bana geliyorlar. Ama şifayı doktorlarda aramalılar. Asıl ilaçlar ise, yaşadıkları topraklarda yetişen bitkilerde" demişti.

DOBERMAN Ve HIRSIZ

Newyork’un batısında yaşayan bi kadın akşam alışverişini yapıp eve dönmüş. İçeri girdiğinde arka kapının açık olduğunu görmüş ama üzerinde durmamış. Burası herkesin birbirini tanıdığı sakin küçük bi kasabaymış ve insanlar kapılarını pek kilitlemezlermiş bile. Kadın elinde paketlerle mutfağa girdiğinde Doberman cinsi köpeğinin acıdan kıvrandığını farketmiş. Sanki hayvanın boğazında bi’şey varmış da onu çıkarmaya uğraşıyo gibiymiş. Köpeğini hemen arabaya koyup veterinere götürmüş. Veteriner de tanıdıkmış zaten “Sen eve dön işine bak ben nesi olduğuna baktıktan sonra eve bırakırım köpeğini” demiş.
Kadın eve döndükten kısa bi süre sonra telefon çalmış. Arayan veterinermiş ve sesinde gizleyemediği bi heyecan varmış “Evin içinde olağanüstü bi’şey farkettin mi?” diye sormuş. Kadın da herşeyin normal göründüğünü söylemiş. Ama telefonu kapattıktan sonra içine kurt düşmüş sağı solu daha dikkatli incelemeye başlamış. Üst kata çıktığında merdivende ve duvarlarda kan izleri olduğunu görünce hemen veterineri aramış ve durumu anlatmış. Adam da “Vakit kaybetmeden polisi ara. Ben de oraya geliyorum. Sanırım eve davetsiz bi misafir girmiş. Köpeğinin boğazından iki tane siyah yarım insan parmağı çıkardım” demiş. Polis geldiğinde kısa bi araştırmadan sonra zenci hırsızı evin bodrumunda kaybettiği kandan ötürü baygın halde yatarken bulmuş.




OğLU "ABLASI" ZANNETTİ

Lina'nın babası gözaltına alındı. Ancak delil yetersizliğinden serbest kaldı. 'Öz annesi'ni 10 yaşına kadar ablası sanan Gerardo 40 yaşında ilik kanserinden öldü. Lina ise evlenip 1972'de tekrar anne oldu. Dosya 68 yıl sonra sanal aleme taşındı. Bazıları "montaj" derken, doktorların çoğuna göre geçerli tez şu: 5 yaş öncesi ergenliğe erişme ender de olsa rastlanabilir. Ancak hamilelikle sonuçlanması ve sağlıklı doğum mucize...


En son _EceM_ tarafından Perş. Ocak 29, 2009 5:54 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_BuShRa_
Deneyimli Üye
Deneyimli  Üye


Kadın
Yaş: 16 Kayıt tarihi: 10/10/08 Mesaj Sayısı: 306 Nerden: OkUlDaN....

MesajKonu: Geri: İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)   C.tesi Ocak 31, 2009 2:14 pm

teşekkürler ecem bizimle paylaştığın için arkadaşlar herkesin paylaşımını bekliyorum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

İnanılmaz Ama Gerçek Hikayeler(mutlaka okumalısınız...)

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Forum Özel YILDIZ :: Yıldız Cafe :: Kantin -

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın